14 Eylül 2015 Pazartesi

Muhabbetin Diğer Adı

          
          Bir çay daha lütfen! Katherine Branning’in kitabı. Türklerdeki çay anlayışı çok hoşuna gitmiş anlaşılan.   Nasıl gitmesin ki? Kimde var başka “tavşankanı ” çay? Ana vatanı Türkiye değil belki; ama asıl kimliğini Türkiye’de bulmuş çay.
          Bir bardak çay… Muhabbetin diğer adı denebilir kendisine. Ama demleme olacak. Sallama çay, yemeğin yanında, lokmalar kuru kuru gitmesin diye içilen bir içecek olabilir ancak. Ama demleme çay olmazsa muhabbetin bir tarafı eksik olur. Kültürümüze yerleşmiş artık, biri geldiğinde hemen çay koyarız. Bir arkadaşımıza yolda rastladığımızda “Gel, bir yerde çay içelim” deriz. Aslında bunun arkasında “gel muhabbet edelim” cümlesi gizlidir. Çaysız yapamıyoruz. Bir alışkanlık değil bu, manevi bir değer olmuş bizim için artık. Yabancı yazarlar bile anlamış Türk çayının farklı olduğunu. Onlarda çay kültürü daha geniş belki. Çeşit çeşit çayları var. Yeşil çay, elma çayı, ayva çayı, papatya çayı…  Ama bizdeki demleme çayın yerini tutamamış hiçbiri. Bizim ülkemize de gelmiş bu onlarca çeşit çay. Marka basmışlar üzerine, satıyorlar. Bunlar problem değil ama asıl yanlışları sallama siyah çayı çok güzelmiş gibi göstermeleri. Evet, bazıları daha çok seviyordur belki. Ama çok az bir kısmıdır milletin. Çünkü demleme çayın tadının güzelliğinin yanında çok daha derin bir şeyler vardır. Kimisi çayı dert ortağı yapar, kimisi mutluluklarını paylaşır onunla. Kiminin yanan yüreğine su serper o sıcacık bardak, kimine ayrılıkları hatırlatır, hasret çektirir. Dertli biri içerse dili çözülür, akar gider dertleri “Var mı bunun gibisi?” der içinden.
          Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var derler. Çayın hatırı daha mı az? Kahvenin kırk yılsa hatırı, çayın elli yıldır. Kahveden daha üstündür gibi bir düşüncem yok. Ama daha samimidir çay, daha içtendir.
          Bazı insanlarda, özellikle gençlerde, çaya başka şeyleri tercih etme gibi bir alışkanlık vardır. Çay içmez; çünkü çayı sevmez ya da ilkel bulur. Cappucino, Milkshake vb. şeyler daha güzeldir onun için.  Ama bilmez ki bir bardak çayın “sadece ” bir bardak çay olmadığını! Belki de gerçek bir çay sohbetinde hiç bulunmamıştır, çay demlememiştir hiç. Çayın getirdiği o muhabbet havasını solumamıştır. Bu yüzden onların düşünceleri de mazur görülebilir. N’aparsın, çay ehli bunları hoş görmelidir, değil mi?
          Muhabbetin diğer adıdır Türk çayı, aslında direk “muhabbet”tir. O hazzı bir kere alan bir daha bırakmaz, almayansa şimdilik neyden mahrum kaldığından habersizdir…
          Muhabbeti biraz daha canlandıralım, bir çay daha lütfen!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder